<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Teknoloji ve Bilim</title>
        <description>Bilimsel ve Teknolojik gelişmeler hakkında.</description>
        <link>http://fatih0916.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Tue, 10 Nov 2009 04:42:58 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Çapkınlığa genetik tedavi </title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/capkinliga-genetik-tedavi_24253051.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/capkinliga-genetik-tedavi_24253051.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;Ccedil;apkınlar dikkat. &amp;Ccedil;ok eşliliğin genetik olduğunu belirleyen araştırmacılar &amp;ccedil;apkınları &amp;lsquo;tedavi&amp;rsquo; ederek sadık hale getiriyor. Şimdilik fareleri... ama yarın sıra size de gelebilir. &amp;lsquo;Klonlama&amp;rsquo; ve &amp;lsquo;k&amp;ouml;k h&amp;uuml;cre&amp;rsquo; gibi buluşlarıyla son d&amp;ouml;nemlerde insanları şaşkınlıktan şaşkınlığa s&amp;uuml;r&amp;uuml;kleyen genetik m&amp;uuml;hendisleri sonunda en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bombalarını patlattı. Aşkın kimyasını enine boyuna araştıran bilim adamları artık k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir genetik m&amp;uuml;dahale ile yılların uslanmaz &amp;ccedil;apkınlarını d&amp;uuml;nyanın en sadık eşine &amp;ccedil;evirebilecek. Bazı hayvanların (ve tabii insanların) neden &amp;ccedil;ok eşliliğe y&amp;ouml;neldiği sorusuna yanıt arayan bilim adamları işin sırrını son d&amp;ouml;nemde ABD'de geniş &amp;ccedil;ayırlık alanlarda yaşayan bir t&amp;uuml;r tarla faresi &amp;uuml;zerinde yaptıkları deneyler sonucunda keşfetti. Cinsel davranış ve tercihlerin beynin kimyasına bağlı olarak geliştiği anlaşıldı. Yani bireyi iflah olmaz bir &amp;ccedil;apkın veya sadık bir aşık yapan şeyler beyinde gizli. Eğer beyin kimyası &amp;lsquo;aşk ve tutku&amp;rsquo;yu birleştirebilen bir yapıdaysa o beynin sahibi ister istemez &amp;ccedil;apkınlığa elveda diyor, g&amp;ouml;z&amp;uuml; &amp;lsquo;ilk g&amp;ouml;z ağrısı&amp;rsquo;ndan başkasını g&amp;ouml;rm&amp;uuml;yor.&amp;nbsp;SADIK FARELER ...</description>
            <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 13:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Matematikte başarı da başarısızlık da genetik </title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/matematikte-basari-da-basarisizlik-da-genetik_24250541.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/matematikte-basari-da-basarisizlik-da-genetik_24250541.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Matematikle başı hoş olmayanlara iyi haber&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ABD&amp;rsquo;li araştırmacılar matematik zekasının genetik olduğunu kanıtladı. Buna g&amp;ouml;re, matematik sadece yeteneği olanlara &amp;ouml;ğretilebilen veya &amp;ccedil;ok k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;kken kavratılabilen bir ders. ABD&amp;rsquo;de yapılan bir araştırma sayılarla ilgili doğuştan gelen duyarlılığın, matematik yeteneğine sahip olmada okulda alınan eğitimden daha &amp;ouml;nemli olduğunu ortaya &amp;ccedil;ıkardı.ABD&amp;rsquo;li bilim adamları matemetikte iyi olmanın, kişinin doğuştan sahip olduğu yeteneğe ve okula başlanan ilk yıllarda alınan eğitim olmak &amp;uuml;zere iki fakt&amp;ouml;re bağlı olduğunu belirtirken, bu iki fakt&amp;ouml;r&amp;uuml;n birbiriyle olan ilişkisini incelemek &amp;uuml;zere bir araştırma yaptılar.Maryland&amp;rsquo;de bulunan John Hopkins &amp;Uuml;niversitesi araştırmacılarından Justin Halberda, yaptığı araştırmada yaşları 14 olan 64 &amp;ccedil;ocuğa tahmini sayı algılama (ANS) adı verilen bir &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml;m testi yaptı. Se&amp;ccedil;ilen &amp;ccedil;ocukların hepsi ge&amp;ccedil;mişte &amp;ccedil;ok benzer matemetik eğitimi almış ve 5- 11 yaş arasında d&amp;uuml;zenli olarak matematik testlerine girmişti.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Halberda ve ekibi, katılımcılara bilgisayar ekranında yanıp s&amp;ouml;nen ışıklar g&amp;ouml;sterdi. Her ışık, mavi ve sarı renkte, 10-32 kez yanıp s&amp;ouml;nd&amp;uuml;. Deneklerden 200 milisaniyelik s&amp;uuml;rede akıllarında kalan renk ve yanıp s&amp;ouml;nen ışık sayısını s&amp;ouml;ylemeleri istendi. Bazıları renkleri ve sayıları daha kolay algılayabilirken, bazıları da zorlandı. Tahminleri en y&amp;uuml;ksek seviyede yapan &amp;ccedil;ocukların, zeka testlerinde en y&amp;uuml;ksek puan alan &amp;ccedil;ocuklar olduğu ortaya &amp;ccedil;ık...</description>
            <pubDate>Tue, 16 Sep 2008 12:43:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çocuklarda Bilgisayar Kullanımı</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/cocuklarda-bilgisayar-kullanimi_14453091.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/cocuklarda-bilgisayar-kullanimi_14453091.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çocukların Bilgisayar Kullanmasının Yararları ve Zararları
Çocukların Bilgisayar Kullanmasının Yararları 
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilgisayar; çocukların yaşadıkları deneyimlerini yönlendirmelerine, hızlarını ayarlamalarına ve kendilerini rahat hissettikleri zorluk derecesini seçmelerine yardımcı olur. Çocukların bilgi toplarken çeşitli becerilerini kullanmalarını sağlar. Bilgisayar çocuklar için çok etkileyici ve ilgi çekici olduğundan; tüm ilgilerini toplamalarını ve konsantre olmalarını sağlayabilir. Çocuklar, bilgisayar konusunda bilgileri arttıkça, teknolojiye karşı daha olumlu bir tutum geliştireceklerdir. Bu da onların gelecek yaşamlarında önemli bir rol oynayacaktır. İyi eğitim yazılımları; çocukların temel becerilerini -okuma, yazma gibi- geliştirmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, daha üst düzeyde neden-sonuç ilişkisini anlamalarında, üst düzey problem çözme, yaratıcı düşünme gibi becerilerini geliştirmelerinde de etkili olabilir.
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilgisayarlar özel durumu olan çocuklar için de yararlar sağlamaktadır. Bilgisayarların duyma, konuşma, motor gelişimi konularında sorunları olan çocuklar için oldukça yararlı ...</description>
            <pubDate>Sat, 26 Apr 2008 16:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dünyanın ilk gerçek biyonik gözü </title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/dunyanin-ilk-gercek-biyonik-gozu_14270811.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/dunyanin-ilk-gercek-biyonik-gozu_14270811.html</guid> 
            <description>İngiliz doktorlar körlerin görebilmesini sağlayan dünyanın ilk gerçek biyonik gözünü medyaya tanıttı.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bezelye tanesi büyüklüğünde bir video kamera olan biyonik göz, gözbebeğin içine yerleştiriliyor.Kamera optik sinirler kanalıyla hareketli görüntüleri beyne ileten suni bir retinaya bağlı.Doktorlar biyonik gözün üç ila beş yıl arasında yaygın bir şekilde takılabileceğini söylüyorlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu büyük buluşun arkasındaki isim olan California&amp;#8217;daki Doheny Göz Enstitüsü&amp;#8217;nden göz ve biyomedikal mühendislik uzmanı Prof. Mark Humayun, &amp;#8220;Kamera göze girebilecek kadar küçük. Hepimizin umudu önümüzdeki dört beş yıl içerisinde teknolojinin çok daha gelişmiş olmasıyla kameranın beyne gönderdiği sinyallerin daha da güçlü hale gelmesi&amp;#8221; dedi.Enstitü daha önce de Second Sight adındaki bir şirketle birlikte suni görme konusunda çığır açacak gelişmelere imza atmıştı.Enstitünün buluşu olan Argus sistemi klinik denemelerde kullanılmış, maküler bozulma ve retinit pigmentofaj nedeniyle kör olan hastaların bazı basit görüntüleri görebilmesini mümkün hale getirmişti.Yeni biyonik gözü deneyen hastalardan biri Linda Morrfoot adlı bir hasta oldu.Moorfoot kalıtımsal retinit pigmentofaj nedeniyle 10 yılı aşkın bir süredir tamamen kördü.Ama şimdi buğulu da olsa dünyayı ışık ve karartılı kütleler halinde görebiliyor.Biyonik gözü denedikten sonra konuşan Moorfoot, &amp;#8220;torunlarımın hokey maçına gittim ve oyunun hangi yöne hareket ettiğini seçebildim. Erkek torunumla basket potasına top atabiliyor, kız torunumu da sahnede dans ederekn görebiliyorum. Bu fevkalade bir şey,&amp;#8221; dedi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; ...</description>
            <pubDate>Thu, 24 Apr 2008 17:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bilgisayarın Zararları</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/bilgisayarin-zararlari_13654651.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/bilgisayarin-zararlari_13654651.html</guid> 
            <description>Bilgisayar Sağlığımıza Zararlımı?
&amp;nbsp;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her geçen gün yaşamımızda daha çok yer bulan bilgisayarlar, olumlu bir çok katkının yanı sıra, bir kısım sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Bu sorunlar oldukça yaygın olarak görülmekte, önemli işgücü ve ekonomik kayıplara neden olabilmektedir. Buna karşın alınacak bazı önlemlerle önemli ölçüde bu sorunlar azaltılabilecektir.Amerika Birleşik Devletler (ABD) İş İstatistikleri Bürosu verilerine göre, bilgisayar kullanımına bağlı sağlık sorunları (yineleyen zorlayıcı travmalar-TZT) nedeniyle başvurular işle ilgili hastalıkların %64'ünü oluşturmakta, yıllık 20 milyar dolarlık harcama gerektirmekte, aynı zamanda iş veriminde düşüşlere neden olmaktadır.
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ...</description>
            <pubDate>Wed, 16 Apr 2008 17:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gelişen Teknolojinin Yaşama Etkileri</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/gelisen-teknolojinin-yasama-etkileri_13485311.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/gelisen-teknolojinin-yasama-etkileri_13485311.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Teknolojinin İnsan Yaşantısına Etkileri
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Teknolojinin oluşturulması ve kullanılması insan yaşamına olumlu ve olumsuz birçok etkiler yapmıştır.İnsanın kendini tanıma yolunda dur durak bilmeyen çabala&amp;shy;rı ile birçok keşif ve icatlar gerçekleşmiştir. Elde edilen bu ye&amp;shy;ni değerler ilk aşamada lâboratuar ortamında kullanılırken da&amp;shy;ha sonra günlük hayatın da parçası olmuştur. Bu teknolojik ge&amp;shy;lişim tarih boyunca yaşanılan ölçekleri sürekli büyütmüştür. Bunlar insanlığın gelişimi için yararlı olmakla beraber bir kıs&amp;shy;mı da zarar anlamında kullanım bulmuşlardır. &amp;nbsp;&amp;nbsp; Teknolojik gelişmelerle yaşam koşulları gittikçe iyileşirken diğer taraftan da dengeler değişmeye başlamıştır. Örneğin, in&amp;shy;sanlar küçük topluluklar halinde yaşarlarken, kullandıkları ba&amp;shy;sit silâhlarla ancak yerel boyutta kalan savaşlar yapabiliyorlar&amp;shy;dı. Bu savaşlarda da kayıplar az oluyordu. Teknoloji ile birlikte bölgesel ve hatta tüm dünyayı saran boyuta geldiler. Nükleer başlıkla yüklenmiş füzeler, bunlara enerji sağlayan atom sant&amp;shy;ralleri, füzelere kumanda olanağı tanıyan radyo frekansı, laser kontrol devreleri, bilgisayar kontrollü savaş sistemleri ve buna benzerleri ile artık savaşlarda yüzlerle ölçülen kayıplar milyon&amp;shy;larla ölçülmeye başlanmıştır. &amp;nbsp;&amp;nbsp; M.Ö. 5000 yılında saatte 2 - ...</description>
            <pubDate>Mon, 14 Apr 2008 17:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Genlerle Besinlerin Etkileşimi ve Sonuçları</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/genlerle-besinlerin-etkilesimi-ve-sonuclari_13483921.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/genlerle-besinlerin-etkilesimi-ve-sonuclari_13483921.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yediklerimiz ve genler değil bunların etkileşimi öldürüyor
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Amerikan Newsweek Dergisi, beslenme ve diyet ile insanların genetik yapılarının nasıl etkileşime girdiğini anlama çalışmalarının tıpta yepyeni bir sayfa açtığını yazdı. Buna göre insanı öldüren şey, yedikleri ya da genleri değil, bunların karşılıklı etkileşimi. 
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; NEWSWEEK&amp;#8217;in &amp;#8216;Diyet ve Genler&amp;#8217; başlıklı çalışmasını kapak konusu yaptı. Dergide, sadece diyete dayalı sağlıklı yaşam tavsiyelerinin bir sona doğru gittiği, gelecek on yıl içinde, hastaların genetik profilleri temel alınarak sağlığa yönelik risklerin çok daha iyi anlaşılacağı ve daha uygun &amp;#8216;kişiye özel&amp;#8217; beslenme planlarının üretilebileceği belirtildi. Bu çerçevede, bazı hastalardan brokoli yemeleri istenirken, diğerlerinden çok daha fazla brokoli yemeleri talep edilebilecek.Newsweek&amp;#8217;e göre, tıpta çok yeni bir alan olan beslenme genomikleri &amp;nbsp;besin ve genler arasındaki etkileşimi çözümleyerek nasıl daha sağlıklı olunacağına ışık tutmaya başladı. Oysa eski paradigmaya göre iyi genler müdahale etmedikçe, kötü beslenme kalp-damar hastalıkları ve kansere yol açıyordu. Ancak yeni çalışmalar, bazı yiyeceklerin koruyucu ya da zararlı genleri harekete geçirirken, diğer yiyeceklerin bunlar üzerinde baskı kurduğunu gösteriyor. Alışılagelmiş beslenme tavsiyelerinin genel...</description>
            <pubDate>Mon, 14 Apr 2008 16:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DNA'yı çözerken Allah'ı buldu</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/dna-yi-cozerken-allah-i-buldu_13064421.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/dna-yi-cozerken-allah-i-buldu_13064421.html</guid> 
            <description>DNA şifresini çözen bilim adamı 30 yıldır ateistti. Artık Allah'a inanıyor.
&amp;nbsp;&amp;nbsp; 
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dünyanın en büyük genetik uzmanlarından biri olarak gösterilen ve sekiz yıl önce çalışma arkadaşı Craig Venter&amp;#8217;le birlikte insan DNA&amp;#8217;sının şifresini çözerek büyük şöhret yakalayan Dr. Francis Collins, &amp;#8220;imana geldi.&amp;#8221;Venter, bilim dünyasında büyük ses getiren buluşlarının ardından çalışmalarını ilerleterek, laboratuvarda &amp;#8220;yapay canlı&amp;#8221; üretmeye çalışırken, Collins ise yeni kitabıyla bilim ve din arasında yeni bir tartışma yaratacak gibi gözüküyor. &amp;nbsp;&amp;nbsp; Eylül&amp;#8217;de piyasaya çıkaracağı &amp;#8220;Tanrı&amp;#8217;nın Dili&amp;#8221; adlı kitabıyla ilgili İngiliz The Times gazetesine konuşan 56 yaşındaki Collins, 30 yıl öncesine kadar ateist olduğunu ancak artık Tanrı&amp;#8217;ya inandığını söyleyerek, &amp;#8220;Tanrı&amp;#8217;nın var olduğuna dair rasyonel bir temel var ve bilimsel gelişmeler insanı Tanrı&amp;#8217;ya daha da yaklaştırıyor&amp;#8221; dedi.Amerikalı bilim adamı artık mucizelere ve meleklere inandığını belirterek, &amp;#8220;Laboratuvarda çalışırken Tanrı&amp;#8217;yı hissettim. Kesinlikle bizden daha büyük bir güç var ve ben ona inanıyorum. DNA&amp;#8217;nın şifresini çözmek beni Tanrı&amp;#8217;ya biraz daha yakınlaştırdı. Hastalıktan kırılan insanlar gördüm. Bilim onlardan umudunu kesmişti. Ama mucizevi olarak hayata döndüklerini gördüm. Bu da Tanrı&amp;#8217;nın işidir&amp;#8221; diye konuştu. &amp;nbsp;&amp;nbsp; İnsan genini çözmenin de kendisine Tanrı&amp;#8217;nın eserini görme fırsatı verdiğini söyleyen&amp;nbsp;Collins, &amp;#8220;Önemli bir buluş yaptığınızda o bilimsel coşku anını yaşarsınız, çünkü onu araştırmış ve keşfetmişsinizdir. Keşfettiğim şey öyle bir şeydi ki, bu bilgiye daha önce hiçbir in...</description>
            <pubDate>Wed, 09 Apr 2008 16:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnsan Beyni ve Hafızası</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/insan-beyni-ve-hafizasi_12422981.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/insan-beyni-ve-hafizasi_12422981.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Beynin görev ve fonksiyonları
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her gün beynimize beş duyu aracılığı ile bir yığın algı, etki,enformasyon, izlenim ve bilgi gelir. Bunlardan bazıları hatırlanır, bazıları ise unutulur gider. Unutulan verilerin bir kısmı duyulup anında unutulur, bir kısmı hazırlanılan bir sınavın başarılmasına kadar akılda tutulur, bir kısmı ise bir ömür boyu saklı kalır. Neden her veri yaşam süresince hatırlanamıyor?
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şu an kendinizi dinleyip son bir ayda yaşadıklarınızı hatırlamaya çalışın. Bize enteresan gelen bilgiler, hoşlandığımız, beğendiğimiz yada aksine nefret ettiğimiz simalar, şaşırtan, kötü, can sıkıcı yahut özel anlarımız akla ilk gelen bilgilerdir. Tüm bu hatırlananların ortak özelliği verilerin duygularla boyanmasıdır. Önemli olan bizi bir şekilde çok etkilemiş olmasıdır. Sinir hücreleri olan sinapslarımız aracılığı beynimize ulaşan bilgiler elektrik akımı veya frekanssal titreşim formlarıyla tanınırlar. 10-15 saniye kadar süren impulslar daha sonra kesilir. Ulaşan impulslar beyin hücrelerini tetikler, eklenebileceği bağlantıyı araştırıp bağlantı kurar. Beyinde bilgiler puzzle&amp;#8217;ın parçaları gibi belli bağlantılarla şifrelenir. Yeni bilgi beyinde bağlantı yapabileceği ilgili bilgiyi arar. Eğer ulaşan bilgi dah...</description>
            <pubDate>Tue, 01 Apr 2008 16:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>D VİTAMİNİ VE GÜNEŞ IŞIĞI</title>
            <link>http://fatih0916.blogcu.com/d-vitamini-ve-gunes-isigi_12349681.html</link>
            <guid>http://fatih0916.blogcu.com/d-vitamini-ve-gunes-isigi_12349681.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;
D VİTAMİNİ VE GÜNEŞ IŞIĞININ YARARLARI HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; D Vitamini,osteoporoz, depresyon, prostat kanserinden korur, hatta diabet ve obeziteyi de engeller. Vitamin D, beslenme dünyasında belki de en fazla göz ardı edilmiş besin elementlerinden birisidir.&amp;nbsp; Bunun nedeni büyük bir ihtimalle ücretsiz elde edilmesidir. Vücudunuz güneş ışığı ile temas ettiğinde&amp;nbsp; vitamin D üretmeye başlar.İşin gerçeği şu ki çoğu insan vitamin D nin sağlıkla olan ilişkisini bilmez.&amp;nbsp; 
Bu konu&amp;nbsp; ile ilgili olarak aşağıda Mike Adams&amp;#8217;ın Dr. Michael Holick ile yaptığı bir röportajdan alıntılar bulacaksınız:
1.Vitamin D, deriniz tarafından doğal güneş ışığından gelen ultraviole radyasyonu ile karşılaşınca üretilir.&amp;nbsp; 
...</description>
            <pubDate>Mon, 31 Mar 2008 17:03:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://fatih0916.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>